JP Morgan'dan çarpıcı bir rapor

17 Mayıs 2008 13:42
Raporda, Mart ayı ortasında sürpriz bir şekilde açılan davanın laki kesim tarafından bir müzakere taktiği olarak görülmediği, amacının AKP'yi kapatmak ve siyasi liderlerini politik yaşamdan uzaklaştırmak olduğu belirtildi.
Analistler, önceki örneklerine göre iki farklı boyutu olan davanın, hükümetin parti kapatma yasasını zorlaştırmaya çalıştığı bir dönemde açıldığına dikkati çekti. Davanın ayrıca, bugüne kadarki örneklerinde görüldüğü gibi zayıf bir partiye değil, seçimden büyük bir zaferler çıkmış iktidar partisine yönelik olduğunu vurguladı.
AKP'NİN SEÇENEKLERİ AZ
Raporda, AKP'nin dava karşısında 3 seçeneği bulunduğu belirtiliyor:
* Birincisi muhalefet partileriyle uzlaşmaya giderek anayasa değişikliği yapmak. Analistler bu seçeneğin, piyasalar için en iyi yol olacağını, zira ülkedeki politik tıkanıklığın en çabuk bu şekilde çözülebileceğini vurgularken, partilerin son dönemde eleştiri dozlarını artırması nedeniyle düşük bir olasılık olduğunu söylüyor.
* İkincisi, referanduma giderek anayasa değişikliğini sağlamak. Uzmanlar, bu seçeneğin ülkede gerilimin artabileceğini, zira yapılacak referandumun 'laiklik karşıtlığı ve laiklik taraftarlığı' şeklinde algılanacağını belirtiyor. Dolayısıyla bu seçeneğin, piyasalar için güven sarsıcı bir durum yaratabileceği öngörülüyor.
* Son seçenek ise davayı doğal sürecine bırakmak. Raporun temel aldığı bu senaryoda kapatma davasının 3 ila 9 ay içerisinde tamamlanması bekleniyor.
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN SEÇENEKLERİ
Raporda, davanın doğal sürecinde devam etmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nin önünde 3 seçenek bulunacağı kaydediliyor:
* Davayı düşürmek
* AKP'nin mali yardımlardan mahrum bırakmak.
* AKP'yi kapatmak.
Mahkeme üyelerinin büyük çoğunluğunun, önceki Cumhurbaşkanı Sezer döneminde atandığına dikkati çeken analistler, Anayasa Mahkemesi'nin yüzde 68 olasılıkla AKP'yi kapatmaya karar vereceğini öngörüyor.
BÜYÜK BİR ETKİ YARATMAZ
Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatmasının pratikte fazla bir etkisi olmayacağını tahmin eden uzmanlar, kapatma kararının ardından büyük olasılıkla ilk 3 ay içerisinde ara seçime gidileceğini belirtti.
Davada adı geçen 71 AKP'linin bağımsız olarak yeniden seçime girebileceğini vurgulayan analistler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da yüzde 79 olasılıkla yeniden meclise girerek başbakan olacağı tahmininde bulundu.
Raporda, Erdoğan'ın seçimlere girmesine izin verilmemesi halinde ise yüne 3 olası senaryo olduğu beliriliyor:
* AKP (yeni bir isim altında) daha zayıf bir pozisyonda iktidara geçen (yüzde 40 olasılık)
* AKP, mecliste çoğunluğu sağlayamaz (yüzde 40 olasılık)
* Ülkede oluşan siyasi boşluk, sokak çatışmalarına dönüşür (yüzde 20 olasılık)
Raporda, AKP'nin kapatma davasından bu kadar rahat kurtulma olasılığı bulunmasına karşın neden davanın sürdüğü sorusuna ise 2 olası cevap veriliyor:
* Birincisi, seçmen desteği ne olursa olsun AKP'ye temel laiklik normlarının asla kırılamayacağını göstermek.
* İkincisi ise yaşanan süreçte AKP'nin politikalarında hata yapmaya itmek ve bunun sonucunda halk desteğinin azalmasını sağlamak.
AKP NE YAPACAK?
Yaşanan süreç ertesinde AKP'nin ülkedeki yapısal reformalara hız vereceğini öngören analistler, partinin güçlü bir IMF programını uygulamak için çalışacağını belirtiyor.
Bu süreçte AB'ye üyelik için yeni adımlar atmayı sürdürecek olan AKP'den, Kıbrıs meselesi gibi kritik siyasi konularda çok büyük bir ilerleme beklenmemesi gerektiğini hatırlatan uzmanlar, işçi piyasası reformu, enerji sektörünün özelleştirilmesi, vergi kaçakçılığıyla mücadele gibi alanlarda da büyük gelişmeler yaşanmayabileceğini, zira AKP'nin daha çok siyasi bekasına odaklanacağını vurguladı.
Gazeteport
Güngör Uras
İbrahim Kahveci
Hurşit Güneş
Erdal Sağlam
Okan Müdderisoğlu
Vahap Munyar
Yaman Törüner
Mehmet Altan
Yorum Yaz